Image Hosted by ImageShack.us
Image Hosted by ImageShack.us
YAZILARIM - GÜLAY SULTAN HUZUR VE İSLAM MEKANI - Blogcu



GÜLAY SULTAN HUZUR VE İSLAM MEKANI

9/10/2009 - ŞİMDİ SENİ BENİM ELİMDEN KİM KURTARACAK ?...

Kategori: YAZILARIM
suninvers4khan9gt7.jpg
BİSMİLLAH ! (Allah’ın ( cc )adıyla..)
 Efendimiz Muhammed Mustafa (a s) bir sefer dönüşü bir ağacın dibinde 
uyuyordu. Sahabeler onu rahatsız etmemek için biraz uzağa kamp kurmuşlardı..
 Efendimiz gözetleyen bir kafir bu durumu fırsat bilip usulca yanaştı ve 
kılıcını çekip bağırdı: ...
 
 
Söyle bakalım ya muhammed ,şimdi seni benim elimden kim kurtaracak ?..
 Gözünü açtığında birden karşısında silahlı bir adam gören efendiler efendisi 
ise gayet sakin ve telaşsız ..,yüzünde korkudan eser yok..,cevap veriyor:
 
ALLAH !
 
Bir tokat gibi yüzüne vuran bu cevap ve efendimizin (a s ) yüz ifadesi 
karşısında kafir şaşkın..Titriyor,parmaklar gevşiyor ve kılıç elinden 
düşüyor..
 Bu defa yere düşen kılıcı efendimiz alıyor ve bu defa o soruyor :
 Ya benim elimden seni kim kurtaracak ?...
 
evet değerli kardeşler..
can Efendim s.a.v Mevlasına c.c. tam teslim olmustu..
Ona c.c. dayandı..tevekkül ve teslimiyet tam idi..
ve Rabbin den baskası de korkmuyordu can Efendim s.a.v
Yüce Rabbine c.c. Vekil etmişti her işinde..
Yaratanına vekil eden hiç endise edermi ??
Yaratan,en güzel şekil veren,sayısız nimetler ile koca kainat içindekiler rızık veren,
kullarının onca günahlar,hatalar rağmen tövbe kapisini her zaman açık bırakan,
kalbten,gönülden inanan ve her işinde Vekil eden kişi ,
hiç Rabbim yardımsız bırakırmı??
bırakmaz elbette..
bu aciz baciniz de bırakmadi..herşeyi arkamızda bırakıp islama gelirken,
bir çok musibetler,belalar,acilar maruz kaldik..
ama Rabbim merhametli eli,her zaman üzerimize hişsettim..
yolumuzu açti..bu aciz baciniz hiç aklinda dahi gelmeyen güzellikler nasip eyledi..
isterim ki,doğustan müslüman olan tüm din kardeşlerim aynı duygular ve şuur içinde olsunlar..
cennet bizi bekliyor inşallah..
sevgilerimle...

Avucunda kurumus bir gül olmak isterdim SEVGİLİ..,
 lütfedip de koklasan,
sanırdım CENNET kokuları sinmiş üstüme...
 en güzel kokan benim..
 yapraklarım canlanır..içim tazelenirdi..
 sanırdım çiçek ben´im,
 sevda ben´im,
 hasret ben´im,
 vuslat ben´im..
 canım ben´im..EFENDİM..
 
 
Avucunda kurumus bir gül olmak isterdim..
 dalından kopmuş,
 rengi solmuş,o zayıf haliyle ,SEN ´de hayat bulmuş..
 EY SEVGİLİ..EY SEVGİLİ !
 sanırdım hayat ben´im,
 ömür ben´im,
 şafak ben´im,
 gün ben´im,
 canım ben´im..EFENDİM..
 
 
Avucunda kuruyup,yeniden dirildiğim ,
 EFENDİM...PEYGAMBERİM..

Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

26/5/2008 - İDAM MAHKUMUNUN 2 REKAT NAMAZI (DEVAM)

Kategori: YAZILARIM

 

Bedr'de babası, kocası kardeşi ölmüş kırk kişi, mızraklarla darağacındaki garip ve mazlum müslümana saldırdılar. Mızraklar, insafsızca inip kalkarken hazreti Habib'in yüzü kıbleye döndü. Sanki görünmez eller, düşmana rağmen O'nu kıbleye çevirmişti. Mübarek sahabi, kan-revan içinde iken bile şükrünü dile getiriyor:
 
-Elhamdülillah ki Rabbim, yüzümü kendisi, Peygamberi ve mü'minler için seçtiği Kâbeye döndürdü.
 
Bir mızrak, aziz insanın göğsünden girip sırtından çıktı...bir kelime-i şahadet Ten'im ufuklarını çınlattı.
 
Safvan bin Ümeyye'nin kölesi Tetaş idam ipini çekti...bir müslüman ilk defa darağacında can veriyordu: Habib bin Adî radıyallahü teâlâ anh.
 
Bu sırada Medine'de eshabıyla birlikte olan Sevgili Peygamberimiz'i bir ân için uyku benzeri bir hâl kapladı; tıpkı vahiy geldiği zamanlardaki gibi. Başlarını kaldırdılar ve:
 
-Ve aleyhisselâm, dediler.
 
Eshab merak edince buyurdular ki:
 
-Cebrail geldi; müşrikler, Habib bin Adî'yi öldürmüşler. Bana selâmını ve ölüm haberini getirdi. Ben de "O'nun üzerine de olsun" diyerek selâmını aldım.
 
Müşrikler, aziz şehid Habib bin Adî'nin cesedini öylece ipte asılı bırakarak dağılıp gittiler...
 
Haber, her tarafta işitilsin istiyorlardı. Böylece bu hareketle akıllarınca müşriklere cesaret; müslümanlara da gözdağı vereceklerdi.
 
Günler geçmesine rağmen Hazreti Habib'in hâlâ idam sehbasında sallanıp durduğu haberi Medine'ye gelince ince kalbli merhametli Peygamber, çok üzüldüler ve eshabına buyurdular ki:
 
-Kim, Habib'in cesedini darağacından indirirse cennet onun nasibi olur.
 
Bu gayrı insani hareket, bütün Peygamber dostlarını incitmişti. Bu bakımdan Efendimizin arzusu onları ferahlandıran bir emir oldu. Zübeyr bin Avvam ve Mikdat bin Esved, bu canavarlığa son verme işini üzerlerine aldılar. Ve gündüz saklanıp gece yürümek sureti ile Te'nim'e geldiler. Ne var ki zâlimler, darağacının çevresine bekçiler koymuşlardı. İki sahabi, geldikleri günün gece yarısına kadar bir yerde gizlenerek bekçileri gözetlediler. Onların tahmin ettikleri gibi uykuya mağlup olmaları üzerine de mübarek cesedi sür'atle darağacından alarak atlarına yüklediler ve yine sür'atle oradan uzaklaştılar. Habib bin Adî, idamının üzerinden kırk gün geçmiş olmasına rağmen sanki yeni şehid edilmiş gibiydi. Hâlâ yaralarından gül kırmızısı bir kan sızıp duruyordu.
 
Sabah olduğunda kâfirler, cesedin sehbadan alınmış olduğunu görünce takipçiler çıkardılar. Yıldırım gibi at koşturan kalabalık sayıdaki müşrik, ertesi gün öğleden sonra Zübeyr bin Avvam ile Mikdat bin Esved'e yetiştiler.
 
Zübeyr radıyallahü anh, şehidin cesedini attan alıp yere koydu...düşman karşısında rahat hareket edebilmesi lazımdı. Fakat O'nun cesedi yere koyduğu ân müthiş bir şey oldu. Herkesin gözü önünde cereyan eden hadise, görenleri iliklerine kadar ürpertti. Olan şuydu: Hazreti Zübeyr'in mübarek cesedi yere koyduğu ân toprak, O'nu hemen içine aldı. Sanki yer hasretle yarılmış ve nicedir özlediği şehidi kalbine gömmüştü.
 
Zübeyr, kendisini ve arkadaşı Mikdat'ı Kureyş kâfirlerine aile mensuplarını sayarak tanıttı ve:
 
-İsterseniz karşılıklı ok atalım, isterseniz herkes kendi yoluna gitsin, dedi.
 
O kalabalık insanlar, iki mücahide ilişmeden uzaklaşıp gittiler.

- Devamı var -

Yorum (5) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

9/5/2008 - İDAM MAHKUMUNUN 2 REK'AT NAMAZI

Kategori: YAZILARIM

 

....Şanlı Eshab'dan Abdullah bin Üneys radıyallahü anh, müşriklerden Halid bin Süfyan'ı öldürünce; Halid'in kabilesi Lıhyanoğulları, kan davası peşine düştüler ve bu ihtirasla kendilerine destek bulmak için Adal ve Elkare kabilelerine gittiler. Lıhyanoğulları, bu iki kabileden birkaç kişilik bir heyetin Medine'ye giderek Ebül Kasım'ın yani Sevgili Peygamberimizin huzuruna çıkmasını istiyorlardı.
 
...plan şuydu: Hey'et, Kâinatın Efendisi'nden şu istekte bulunacaktı:
 
-Ey Allah'ın Resûlü! Kabilemizde mü'minler vardır. Ancak onlar İslâmiyeti bilmiyorlar. Bize eshabdan bir-kaç kişi insan gönder ki Kur'an-ı Kerim ve fıkıh öğrenelim.
 
...müslümanlar, şüphe edebilir endişesi ile doğrudan kendileri Medine'ye vararak bu isteği dile getiremiyeceklerdi. Bu sebeple ve daha inandırıcı olsun; hiç bir başka düşünce uyanmasın diye üstelik iki ayrı kabileden kişiler gitsinler istiyorlardı. Lıhyanoğulları diyordu ki:
 
-Bize gönderilecek müslümanlardan bazısını Halid bin Süfyan'a karşılık öldürür; diğerlerini ise Mekke'ye götürerek satarız. Böylece biz intikamımızı aldığımız gibi Kureyş de satın aldığı müslümanları Bedr'deki kayıplarına karşılık katledebilirler.
 
Lıhyanoğulları, gözleri parlayarak sözlerine devam ediyorlardı:
 
-Kureyşliler için Bedr'de akrabalarını öldürenleri işkencelerle katletmekten daha zevkli hiç birşey tasavvur edilemez.
 
Adal ve Elkare kabilelerinden Medine'ye gidecekler tesbit edildi.
 
Bunların başına kimin geçmesi sözkonusu olduğunda, içinde sinsi arzular büyüten Süfyan bin Halid, büyük bir istekle buna talip oldu. Zira, Süfyan, kocası ile oğlunu Uhud'da kaybeden Talha ibni Ebi Talha'nın karısı Sülafe'nin bunları öldüren Âsım bin Sabit'in başı için yüz kızıl tüylü deve vereceğini vaadettiğini öğrenmişti.
 
Süfyan, Mekke'de bir yolunu bularak Sülafe ile görüşmüş ve vaadini bizzat kendisine doğrulatmıştı.
 
...artık rüyasında kızıl tüylü develer gören ve, yüreği mal hırsı ile kavrulan Süfyan bin Halid, Adal ve Elkare'den seçilen yedi sahtekârla beraber Peygamber aleyhisselâma gittiler. Rollerini güzel ezberlemişlerdi ve iyi oynamaya hazırdılar. Çünkü bu iman düşmanlarına da kızıl tüylü develerden pay verileceği kulaklarına fısıldanmıştı.
 
Bu sırada Büyük Peygamber de müşriklerin Medine üzerine gelmek hususunda herhangi bir hazırlıkları olup olmadığını sorup-öğrenmek için sahabilerden birkaç kişiyi gizli haber alma elemanı olarak Mekke'ye göndermeyi düşünüyordu.
 
Medine'ye gelen müşrik davetçileri, doğrudan Âsım radıyallahü anh'ın babası Sabit'in evine misafir oldular. Hazreti Âsım'a gayet mültefit davranarak O'nu yanlarında götürmeyi çok istediklerini söylüyorlar.
 
...daha sonra Sevgili Peygamberimiz'in sallallahü teâlâ aleyhi ve sellem, yüksek huzuruna kabul edildiler. Davetçiler, bütün şeytani hünerlerini takınmışlardı. En inandırıcı halleri ile konuşuyorlardı:
 
-Yâ Resûlallah! Bizden çok kimse müslüman oldu. Ancak ne Kur'an-ı Kerim okumayı biliyoruz; ne de şeriat'den haberimiz var. Bunları öğretecek insanlara muhtacız. Bu sebeple bize dinimizi öğretecek kimseler göndermeni istemek için buraya kadar geldik.
 
Peygamberler Peygamberi, hemen cevap vermediler...bu davet, göndermeyi düşündükleri istihbarat elemanları için de iyi bir fırsat olabilir; giden mü'minler, değerli bilgilerle dönebilirlerdi.
 
İlahî bir işaret de bekliyor olabilirlerdi. Bu sebeple yalancılar, daha bir kaç gün Âsım bin Sabit'lerde misafir kaldılar. Mübarek sahabi, nereden bilsin ki ekmek yedirdiği bu insanlar, O'nun canına susamışlar. Nihayet Peygamberimizden izin çıktı. Bu iş için eshabından on kişiyi vazifelendirdiler...bunların yedisi tanınmış simalardı: Âsım bin Sabit, Mürsed bin Ebi Mürsed, Habib bin Adi, Zeyd bin Desinne, Abdullah bin Tarık, Halid bin Ebu Bekr, Mus'ab bin Abdullah. Emirleri, Efendimiz'in kararları ile Âsım bin Sabit hazretleri oldu.

- Devamı var -

Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

11/4/2008 - Hep benim dostum kalasın CAN DOSTUM...

Kategori: YAZILARIM

           

Esselamun aleykum sevgili dostlar..

ben blogcu arkadaşiniz HİCRETEHLİ..

bu güzel sayfa, değerli dostum beyhan kardeşimden bana hediye...

kendisi çok fazla meşgul olduğundan artık bu güzel sayfada ben sizinle olacağım..

güzel paylaşımlarla hep beraber inşallah..

sevgimle kalın..

 

CAN DOSTUM BEYHAN 'A

 

Bir yürekte yer almak
Sevginin en güzelini yaşamak


Zamansızca hissedebilmek
Seni sende yaşamak


Bir can ki değeri dünyalara
değişmez, satılmaz


Kimi zaman yol almak istersin
Ve yol alırsın dosta doğu


Yüzünde sönmeyen güneş
Gülen gözlerinde çoban yıldızı


Sesinde mutluluk, huzur var
Gülüşün dünyalara bedel


Gökkuşağı gibi yakın görünürsün
Aslında çok uzaklardayken..


Ve uzaklığı yakın yapmak
Uzakta ki yakınlıkla sevmek


Görmeden sevebilmek
Sevginin en güzeli


En büyük dileğim, mutlu olasın
Sevinçle sevgiyle dolasın,


İçinde özlemle beni anasın
Hayat unutsa da, sen unutma


Hep dost kalasın CAN DOSTUM...
 

hicretehli

 

Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

2/4/2008 - soru ve cevaplar

Kategori: YAZILARIM

Sual: Kitaplarda, İmameyn, tarafeyn, şeyhayn, sahihayn, sakaleyn gibi kelimeler geçiyor. Bunlar ne anlama geliyor?
CEVAP
İmameyn = İki imam demektir. İmam-ı Ebu Yusuf ile İmam-ı Muhammed için kullanılır.
Tarafeyn = İki taraf demektir. İmam-ı azam ile İmam-ı Muhammed için kullanılır.
Şeyhayn = İki şeyh, iki reis, iki büyük imam demektir. İmam-ı azamla İmam-ı Ebu Yusuf için kullanılır. En büyük iki halife anlamında Hazret-i Ebu Bekr ile Hazret-i Ömer için de kullanılır.
Sahihayn = İki sahih kitap demektir. Kur’an-ı kerimden sonra en muteber kaynak olan Buhari ve Müslim için kullanılır.
Sekaleyn = İki ağırlık, iki taife ki, burada cin ve insan taifesi demektir. Cin ve insanlara fetva verene de, Müfti-yüs-sekaleyn denir. Mesela, Şeyh-ül İslam ibni Kemalpaşa, Müfti-yüs-sekaleyn idi.
 
Bırak beni
Sual: Hanım, bana, (Zil çalıyor, kapıya bak dedi. Ben de, ben meşgulüm, sen boşsun, sen bak) dedim. Bir de hanım, meşgul etme anlamında, (Beni tutma, gideceğim) dedi. Ben de, (Seni tutmuyorum, seni bıraktım git) dedim. (Sen boşsun, seni bıraktım) dedim. Bu sözleri şaka ile de, kasıtsız söylemek de, boş olmayı gerektirdiği için, dinen hanımım boş oldu mu?
CEVAP
Birinci ifade, meşgul değilsin; ikincisi de seni meşgul etmiyorum anlamında olduğu için boşamış olmaz.
 
Baldızla görüşmek
Sual: Baldızla evlenmek geçici haram olduğuna göre, bu geçici süre içinde baldız ile görüşmek kız kardeş ile görüşmek gibi caiz olmaz mı?
CEVAP
Caiz değildir. Evlenmenin haram olması, görüşüp konuşmanın caiz olduğunu göstermez. Mesela, müşrik kadınla veya başka bir erkeğin hanımı ile evlenmek de, geçici haramdır. Yani müşrik kadın Müslüman olursa, onunla evlenmek caizdir. Başkasının karısı da, kocasından boşanırsa onunla evlenmek caizdir. Bunlar geçici haram diye onlarla kız kardeş gibi halvet caiz olmadığı gibi, geçici haram olan baldızla da halvet caiz olmaz.
 
Kıble açısı
Sual: Kıbleden kaç derece sapılırsa namaz caiz olur?
CEVAP
Yaklaşık 45 derecedir. Her iki tarafa doğru 22,5 derece, yani toplam 45 derecedir. Hastalık sebebiyle ve hırsız korkusu ile kıbleden çok ayrılmak da caizdir.  
 
Saçı boyamak ve peruk
Sual: Bazıları, (Saç boyanınca, kendi saçı görülmediği için, kapatmaya gerek yok, peruk gibi olur) diyorlar. Saçı boyamakla tesettür sağlanmış olur mu?
CEVAP
Böyle tuhaf bir sual ile ilk defa karşılaştık. Bu, elbise giyinmeyip vücuduna krem veya renkli boya sürmeye, tenim görülmüyor, boya görünüyor demeye benzer. Yahut bakınca içini gösteren renksiz naylon elbise giymeye benzer. Deve kuşunun başını kuma sokup, hiç kimsenin görmediğini sanmasına da benzetilebilir.
 
Kim, haklı olduğu hâlde münâkaşayı terk ederse, Allahü teâlâ ona Cennette en iyi bir köşk ihsan eder.
Hadîs-i şerîf
www.huzurpinari.com
www.huzurpinari.net
www.huzurpinari.org
www.serenityfountain.org
www.cocukpinari.com
www.huzurpinaricocuk.com
www.huzurpinari.com/cocuk

Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

<- :: Sonraki Sayfa ->

Hakkımda

Ey Allah'ım...! Sana layıkıyla kul olmayı öğret bana Rasulüne layıkıyla ümmet olmayı öğret bana Nefsimin ve şeytanın şerrinden korunmayı haramlardan uzak kalmayı Miraç-vari namaz kılmayı Kalbimle dilimle beraber olan oruç tutmayı Hz Eyüp misali sabretmeyi Hz Yusuf misali sakınmayı Hz Yunus misali pişman olmayı Hz Ebubekir misali doğru olmayı Hz Ömer misali adaletli olmayı Hz Osman misali hayalı olmayı Hz Ali misali şecaatli olmayı Hz Muhammed (sav) misali güvenilir Image Hosted by ImageShack.us

Kategoriler

Image Hosted by ImageShack.us

Arkadaşlarım

bahargunesi
dualarla
oktaykartal
mansur
affeyleallahim
papatya68
mevlana1
cerkez57
sevgialemi
hulyalihayat
beyhanli
sevgikelebegim1
canaleyna
diayka
gavsulazam
kizilciksurubu
kardelen2525
kumtanesiaylin
zxc654
destebasi
hamd
nazarboncugu1976
guden
ellerimesaglik
fatostuncay
takvaonline
Image Hosted by ImageShack.us





























CINAR RADYO BURSA www.audici.de.tl

Image Hosted by ImageShack.us